Urumiye Gölü’nün sembolü de müzeye kaldırıldı, Güney Azerbaycan öldürülüyor

Mikrofonnews haber ajansı (MHA)nın haberine göre Urumiye Gölü Liman ve Denizcilik İşletmesi Başkanı, Urmiye Gölü’ndeki en eski gemi olan “Emin” gemisinin Şrefhane Denizcilik müzesine  taşındığını bildirdi.

Şerefhane limanı ise artık bir liman olarak görev yapmıyor.

Urumiye Gölü Liman ve Denizcilik İşletmesi Başkanı İsa Beşareti, “Emin” gemisinin müzeye nakledilmesine ilişkin yaptığı açıklamada Emin Gemi’nin Urumiye Gölü’ndeki en eski gemi olduğunu ve İkinci Dünya Savaşı’nın başında, Şerifhane Limanı’nda Ruslar tarafından inşa edildiğini hatırlattı.

Gemi, Urumiye Gölü’nün sembolü olarak biliniyor.

Urumiye gölü uzmanların 20 yıllık uyarılarına rağmen yalnış yönetilen süreçler nedeniyle kurumaya yüz tutumuş durumda. Nitekim, Sovyet döneminde Büyük Aral Gölü’nün  kurumasından sonra, Aral Gölü ile aynı yönetim şartlarına tabi olan Urumiye Gölü’nün kuruması olasılığı uzak bir olay değildi.

Peki neden bütün bu uyarılara rağmen, “Azerbaycan’ın Gelini” ve “İran’ın Gözü” olarak adlandırılan Urumiye Gölü, Azerbaycan halkının korkulu gözleri ve İran rejiminin gözleri önünde kurudu. Hasan Ruhani’nin verdiği tüm sözlere rağmen, bunun için hiçbir şey yapılmadı ve Urumiye Gölü Yeniden Yapılandırma Ekibi direktörüne göre gölün canlandırılması için tahsis edilen para bile bir grup insanın kişisel masraflarına harcandı.

Artık bu çölleşmiş göldeki yaygın felaketlerle karşı karşıya kalan Azerbaycan halkının öfkesi toplumsal kargaşaya yol açabilecek bir seviyeye gelmiş durumda.

Her ne kadar hükümet gölün kurumasını iklim ve iklim değişikliğiyle ilişkilendirmeye çalışıyor olsa da, herkes, Ermenistan’daki Siwan gölü ve coğrafi olarak benzer olan Türkiye’deki Van Gölü’nün hiç kurumamış olduğunu biliyor.

Kamuoyu şu ana kadar bu büyük felaketin ihmal ve yetkililerin hatalarından kaynaklandığına ikna olmuş durumda. Ancak bir grup bunun “ihmal” ve “kötü yönetim” değil “ihanet” ve “kasıt” olduğunu düşünüyor.

Azerbaycan’ın tarihî topraklarında yaşayanlar veya İran’ın tamamına dağılmış olan Azerbaycan halkı  İranlı yetkililerin diğer bölgeler için suni göller yapmak ve ya Hazar Denizi’ni Körfez’e bağlamaya çalışmak gibi çabalarının küçük bir kısmınının neden kendileri için de yapılmadığını soruyor. Azerbaycan İran’ın bir parçası değil mi? İran lideri, Azerbaycan’ın İran’ın başı olduğunu söylemiyor mu?

Bölgeye ne olacak?

On milyonlarca ton tuz, rüzgar ve su vasıtasıyla kısa sürede Azerbaycan’a dağılacak. Bölgenin tüm bitki örtüsü kurumuş olacak. Böcekler ve hayvanlar ölecek veya alanı terk edecek. Bahçeler ve tarlalar tahrip edilecek ve Tebriz, Zanjan ve Urumiya gibi yoğun nüfuslu şehirler tuza maruz kalacak veya çeşitli kanserli hastalarla dolacak.

 

Azerbaycan halkı hem yoksul hem de yerinden edilmiş olacak!

Şimdi gördüğümüz, gölün kuruması, bahçelerin kuruması, bölgenin sularının tuzlulaşması, köylülerin kademeli göçü, çeşitli kanser tipleri ve deri hastalıklarının çoğalması gibi sorunlar gölün kurumasıyla birlikte halkı bekleyen tehlikeler olacak.

Bunun sonucunda Azerbaycan’ı acı bir ölüm beklemektedir.

Bu ifade kısa bir cümle ama son derece korkunç.

Bir çare düşünmeli.

Yararlı olabilecek her şey.

Çünkü zaman ölüm kalım zamanı.

 

Araç çubuğuna atla